///

Rüzgar Enerjisi

22 views

Rüzgar enerjisi; doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup, kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgar enerjisine dönüşmektedir Güneşin, yer yüzeyini ve atmosferi homojen ısıtmamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan sıcaklık ve basınç farkından dolayı hava akımı oluşur. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve bu hava kütlesinin yükselmesiyle boşalan yere, aynı hacimdeki soğuk hava kütlesi yerleşir. Bu hava kütlelerinin yer değiştirmelerine rüzgar adı verilmektedir

Rüzgar enerjisi uygulamalarının ilk yatırım maliyetinin yüksek, kapasite faktörlerinin düşük oluşu ve değişken enerji üretimi gibi dezavantajları yanında yenilenemez enerji kaynaklarına üstünlüğü genel olarak şöyle sıralanabilir;

1. Atmosferde bol ve serbest olarak bulunur.

2. Yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır, çevre dostudur.

3. Kaynağı güvenilirdir, tükenme ve zamanla fiyatının artma riski yoktur.

4. Maliyeti günümüz güç santralarıyla rekabet edebilecek düzeye gelmiştir.

5. Bakım ve işletme maliyetleri düşüktür.

6. İstihdam yaratır.

7. Hammaddesi tamamıyla yerlidir, dışa bağımlılık yaratmaz.

8. Teknolojisinin tesisi ve işletilmesi göreceli olarak basittir.

9. İşletmeye alınması kısa bir sürede gerçekleşebilir.

Ülkemizde toplam 124 tane rüzgar enerjisi santrali bulunmaktadır. Bu Rüzgar Enerji Santrallerinin toplam kurulu gücü 4.503,20 MW’dır. 2014 yılında Rüzgar Enerji Santralleri ile 8.366.804.300 kilovatsaat elektrik üretimi yapılmıştır.

Türkiye’de ilk rüzgar santrali 1998 yılında İzmir’de kurulmuştur. Ülkemiz bugün tükettiği enerjinin yaklaşık%4,4‘ünü rüzgar santrallerinden karşılamaktadır.

Devreye alınan 124 santralin bir kısmı henüz lisans kurulu gücü kadar kurulu güce erişmemiş olup inşası devam etmektedir. Bu kapsamda bir kısmı devreye alınan santrallerin de tam kapasite devreye girmesi ile 591 MW kapasiteli ilave rüzgar türbini devreye girmiş olacak ve kurulu güç 5.132 MW kapasiteye ulaşacaktır.

Bir Çatalca’ lı olarak Çatalca’ da bulunan rüzgar santraline değinmeden geçemeyeceğim. İstanbul’da bulunan Çatalca Rüzgar Santrali ortalama 175.333.459 kilovatsaat elektrik üretimi ile 52.971 kişinin günlük hayatında ihtiyaç duyduğu (konut, sanayi, metro ulaşımı, resmi daire, çevre aydınlatması gibi) tüm elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilir. Çatalca Rüzgar Santrali sadece konut elektrik tüketimi dikkate alındığında ise 55.661 konutun elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayabilecek elektrik üretimi yapmaktadır.Türkiye’nin 173. İstanbul’un ise 5. büyük enerji santralidir. Tesis ayrıca Türkiye’nin 15. büyük Rüzgar Enerji Santrali’dir. Santralde 20 adet rüzgar türbini kullanılmıştır. Bizzat saymışlığım da vardır.

Ayrıca kısa bir yaşanmışlık aktarıp sizi daha fazla sıkmadan konuyu bitirmek istiyorum.

Çatalca’ya rüzgar santralinin kurulduğu ilk yıl rüzgar türbinlerine bakıp Çatalca otobüs muavini (Çatalca otobüslerinde muavinler bulunmaktadır, Çatalcalılar iyi bilir) otobüs şoförüne sorar “abi bu pervaneler nedir?” diye. Şoför kendinden emin bir şekilde türbinlere bakar ve cevap verir: “Bunlar yazın çok sıcak oluyor ya Çatalca’yı serinletmek için kurdular” der. Muavin de “Bunları bir açarlarsa Karacaköy’e kadar serinleriz” der.

Hey güzel memleketim, hey güzel insanlar hepinize selam olsun 🙂

Bir ilk bahar sabahı güneşle uyandın mı hiç? Evet ben uyandım hem de dünyaya ilk uyanışımı bir ilk bahar sabahı olan 22 Mart ta gercekleştirdim. Annem hep kahvaltıya geldigimi söyler. Bu yüzden olsa gerek kahvaltıların ayrı bir önemi var benim için. Buarada evde doğmuşum yani evimiz benim doğup büyüdüğüm evdir aynı zamanda. Lise çağına geldiğimde yatılı okula gideceğim diye tutturdum ve gittim sonra üniversite derken çalışma hayatı yani doğduğum eve sadece tatillerde gider oldum. Kimyagerim bir kozmetik firmasında kalite yönetim temsilciliği yapmaktayım. Gün gelir devlet bizi de atar diye beklemekteyim ve artık burdayım da...

2 Comments

  1. Harika bir yazı olmuş, büyük keyifle okudum. Özellikle sonundaki muavin ve şoför arasında geçen diyalog efsaneydi 🙂 Konuyla ilgili olarak da bir gün kaynaklar tükendiğinde insanoğlunun tamamen yenilenebilir kaynaklara yöneleceğini ve rüzgarlar durana ya da güneş sönene kadar enerji sıkıntısı yaşamayacağını düşünüyorum. Bu bugün de yapılamaz mı? Bence yapılabilir fakat petrolden elde edilen rant ortadan kaybolursa big brother’ın canı sıkılır.

    • teşekkür ederim 🙂 senin yazıların kadar olmasa da bende bir şeyler karalamaya çalışıyorum 🙂 yorumların o kadar doğru ki üzerine söyleyebilecek bir şey bulamadım. bir gün umarım bir gün dış bağımlılığımız tamamen sona erer ve sonsuz enerji kaynaklarından yararlanırız.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.