Gönüllü Olmak

20 views

Bugün güzel bir şey yaptım. En azından bana göre… Sosyal sorumluluk kapsamındaki “Doğa ve Hayvan Hakları” ile ilgili bir dernekte gönüllü olarak çalıştım. Aslında uzun süredir üyesiydim lakin bir türlü beraber bir şeyler yapma imkanı bulamamıştık. Nedeni ise aslında basitti. Basit olduğu kadar da üzücü…

Gönüllü çalışmak” herkesin gözünde “enayilik” ile birebir ne yazık ki. Böyle düşünmeyenler de var elbet. Onlar da, onu yapacağına bunu yap derdinde olan insanlar. İşte ben bir süredir hatta uzun bir süredir bu tip insanların yardırgamaları ve kendimde de yeterince istek yahut özgüven bulamama korkusuyla uzak kaldım bu işlere. Bu süre zarfında işsizdim üstelik – ki hala öyleyim – lakin yine de gitmedim. İşsizlik insanın özgüvenini düşüren en büyük faktör ki zaman geçtikçe doğru orantıda artıyor bu. Belli bir süreden sonra hiçbir şey öğrenme ve yapma isteği de bırakmıyor üstelik. Tembel ve zavallı biri oluveriyorsunuz (en azından bendeki yan etkiler bunlardı) Hatta bir ileriki aşamada kendinizi tanımaz bir hale bürünüveriyorsunuz.

Gönüllü olarak çalıştığınızda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Tıpkı yaşlı bir teyze merdivenden çıkarken onun çantasını taşımak ve o nefes almak için dinlenirken bulutların ne kadar güzel göründüğünü ona söylemek gibi. Yahut küçük bir çocuk karşıdan karşıya tek başına geçerken onu kardeşinizmiş gibi güvenle omzundan tutup yardım edip korumak gibi. Yahut bir Suriye dilendiğinde ona para vermek yerine gülümseyip kucağındaki çocuğu sevip iltifat etmek gibi.

İnsanlar kötü evet ama iyi insanlar çoğunlukta. Tek bir gülüş tüm dünyayı değiştirebilecek güçte aslında bunu hepimiz biliyoruz. Kelebek etkisi ya da Pollyannacılık demeyeceğim, sadece hissettiğimiz gibi davranmalıyız. Bırakalım da içimizden geldiği gibi gülümseyelim. Birkaç dakika bile olsa sanki her şey hayallerimizden daha da güzelmiş gibi yaşayalım gün içinde. İnanın zor değil dostlar, değişimi çevrenizde gördükten sonra hissettikleriniz sayesinde bu birkaç dakika ister istemez çoğalacak. Bence mutluyuz ve daha da mutlu olabiliriz. Tek bir gülümseme, hadi şimdi! Tam şu an! Ayna karşısına geçmeniz de gerekmiyor, yazının bu aşamasında gülümseyin. Kimse görmüyor olabilir, ama yine de yap bunu. Şimdiye odaklan. Şu an “şimdi“deyiz. Ve asla geri gelmeyecek. Bak bitti bile. Haydi ama nerede o inci dişler? İşte bu! Bence çok daha güzelsin şimdi. Ya sence?

smile5

 

8 yaşında "green crocodile" adlı ilk hikayemi yazdıktan sonra aktif olarak sürekli yazmaya devam ettim. Genelde bende saklı olsa da yazılarım, pek çok hikaye/deneme tarzında ödüllü yazılarım mevcut. Atçılık bölümünü bitirdikten sonra dikey geçiş yaparak veteriner fakültesini tamamlayabildim. Şu anda Türkiye'nin en en en doğusunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında görev almaktayım. Yaşasın memuriyet!

1 Comment

  1. Güzel yazı.Anlayana.Anlamak için geç kalmayanlara…
    Yazınızda belirttiğiniz gibi “şimdi” nin değerini bilmek lazım.İçimizden geçenleri (mutluluğumuzu,hüznümüzü hatta pişmanlıklarımızı) ertelemeyelim,saklamayalım,paylaşalım.
    “…sadece hissettiğimiz gibi davranmalıyız. Bırakalım da içimizden geldiği gibi gülümseyelim. ”

    Ayrıca ben de sosyal sorumluluk kapsamında bir şeyler yapmaya çalışıyorum.Aslında üç arkadaş elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
    “Gönüllü olarak çalıştığınızda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz.”
    Evet,biz de böyle hissediyoruz.

    İyi günler dilerim.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.