Oldum olası genel-geçer bir şey söyleyemedim. Söylenebilir bir şeye vakıf olabilecek miyim hiç, o da meçhul elbet ve elbet buna rağmen neden yazıyor olduğumu da açıklamam uygun olur.

Kendimden yola çıkarak oluşturduğum bu kelime dizilimleri, aslında hem kendim için birer kontrol noktası hem de okuyucu için, yeni/olası bakış açısı niteliği taşımakta. Gürültünün ortasından ekrana yansıyan her kelime için eşit özeni gösteremesem de bilin isterim ki, “ne demek malları diğer depoya taşıdık ya” sesleri arasında elimden geleni yapıyorum(kapital dünyaya sıkışanlara selam olsun!).

Lafı dolandırmamak gibi bir derdi olmayan kalemin önünde, demagojinin uzak sahillerinde ağırlamayı düşündüm okuyanı. Bir yerlerden, gireceğim konuya şöyle bir göz atıp, biraz süzüp, oturtup karşıma saatlerce konuşup, evren kabul ederse önümde canlandırmayı düşündüm.

Düşündüm de düşündüm ve sonunda, konudan sapa sapa buraya kadar geldim. İfade edebilmenin, başlangıçların, devam eden süreçlerin anlatımı ve tarihe geçirilmesi kendi kendine buralara serpiliverdi.

 

İyi mi ettim bilemedim.
Kayıtsız ve şartsız, afiyet olması dileğiyle.