Çok geniş kitlelere yayılan Taoizm hiçbir kelime ile ifade edilemez. Taoizm’i ifade eden hiçbir söz Taoizm’in yanından bile geçemez. Taoizm sözcüklerle öğretilemez. Doğaya saygıyı temel alan Taoizm’e en yakın ifade SU olabilir. Yumuşak ve her kaba usulca uyabilen su; baş sembol olarak kullanılır. Ying ve Yang aydınlık ve karanlık, dişi ile erkek iyi ile kötü  gibi tüm dual kavramları içine alır.

Taoizm’in aslı kurucusu Lao Tzu isimli yaşlı bir insandır. M.Ö 600 yılında doğan Lao Tzu’nun bilgeliği karşısında modern dünya düşünürleri filozofları ve ermişleri hala şapka çıkarmaktadırlar.

Lao Tzu hikayeleri incelendiğinde insanın başını döndüren bir bilgelik yürekleri serinletir. Olaylara çok ilginç bir yaklaşımı olan Lao Tzu imparator tarafından adaletten sorumlu kişi olarak göreve zorla getirildiğinde Lao Tzu imparatora bu işe uygun olmadığını ve kendi yolunun farklı olduğunu dillendirmiştir. Huzuruna getirilen hırsıza 3 ay, mal sahibine 6 ay hapis veren Lao Tzu’nun bu hareketine şaşıran mal sahibi onu imparatora şikayet eder. İmparator bu işin nedenini sorduğunda ise aldığı cevap şöyledir:

Aşırı mal biriktiren kişiler hırsızların ortaya çıkmasına sebep olurlar. Açgözlülük cezalandırılmalıdır ben de öyle yaptım. Mal sahibinin 1 sandık dolusu altına ihtiyacı yok. Öte yandan hırsız yiyecek ekmek bulamıyor. Size benim yöntemimin sizin yöntemlerinizden farklı olduğunu söylemiştim deyince imparator ona hak verip onu görevden almış.

Lao Tzu’dan sonra Çuang Tzu  Taoizm’in kitabını yazdı.

Kitabındaki tek bir cümle sanıyoruz Taoizm’i özetleyebilir: Bana iyilik yapana ben de iyilik yaparım. Bana kötülük yapana daha çok iyilik yaparım. Taoizm bir kaybediş yöntemi olarak açıklanabilir. Lao Tzu der ki; bilgiyi aramak sizi günden güne bilgili yapar, Tao’yu aramak ise günden güne onu kaybetmenize sebep olur.