Ne sen zamanı geri alabilirsin, Nede zaman seni geri ister…

Ne sen seviyor yahut sevmiyor diye kesin hüküm biçe bilirsin.
Nede hüküm seni hükümdar eder.
Papatyalar bitiyor şimdi ellerimde;
Seviyor- sevmiyor nidaları yükseliyor dilimde.
Oysa papatyaları dinlemeliydim:
Lisanı hal ile zikir ederdi oda rengini ve şeklini veren zata Karşı teşekkür eder boyun bükerdi.
Onları dinlemeliydim….
Bir dakikalık; seviyor-sevmiyora sığdırdık bir papatyanın ömrümü.
Oysa seven ve sevilen zaten kaderin çemberinde yatan gül kokulu miski amberdi.
Hüküm sevgiyi yaratanındı… Papatyanın değil…
Nice papatya kokulu ömürler kopardık dillerimizle:
Seviyor,
Sevmiyor ,
Sevebilir ,
Sevicektir,
Sevmiş gibi,
….
Papatyalar konuşmaz aşkı bilmeyenle:Yunus Emre olman gerek,
Mevlana gibi pervane olup aşkına tövbe ile ihlas ile gözyaşı döküp papatyayı beslemen gerek.
Anlarsın o zaman aşka götüren, papatyanın kollarında ki fal değil ,
Kalbinde ki zikrin kokusudur.
Bir aşık ne kadar zikir ederse sevgiliyi (yaratıcıyı ) o nisbette huzur kokar.
Gül Nebi Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem misali….
Güllerde zikir eder
Papatyalar gibi
Her kişiye gül verilmez aşk olmayınca , Allah’a aşık olan kişiye gül verilir …
Güller ile kalın
Papatyalar ile kalın
Ama onları koparmayın
Siz can vermediniz ,
Siz almayın.

Saygılarımla.

Esen kalın .
?