Öz sevgi:  Kişinin kendisine duyduğu sevgi. İnsanın kendisini sevmesi ile başlıyor her şey. Hayata, insanlara ve olaylara bakış açısı şekilleniyor sevgiyle.  Peki sevgi deyince ne anlamamız gerekiyor?   Sevgi;  insanın içinde doğuştan var olan muntazam bir duygu karşılıksız, samimi içten ve sıcak. Karşıdaki kişiye kendimizi olduğumuz gibi anlatmanın gösterebilmenin en özel yolu, sevgi beklentisiz olmak demek olduğu gibi kabul etmek demek .  Ön yargısız  ve sorgulamadan. Kelimesiz, cümlesiz anlatmak ve anlamak demek.

Annenin evladına sevgisini düşünelim  nasıl bir hissiyatla oluyor peki bunca şey? Hiç bıkmadan usanmadan ilgilenmeler, uykusuz geceler, her yaşta sonsuz ilgi..  Bunca şeyi düşündükten sonra acaba kendimizi yeterince sevmiyor muyuz  diye bir soru düşüyor aklıma?  Çünkü bu zamandaki ilişkilere baktığımda yapay, gösterişe ve beğenilmeye açık sadece alkışlanmak arzusu olduğunu görüyorum.  Evimizde yaptığımız yemekten tutun da iş yerimizde yaptığımız onlarca iş bundan nasibini alıyor.

Sevgisizlik insanın çocukluktan içinde olan o cevheri açığa çıkaramamasıyla başlıyor yetişkin bir insan olduğunda da çevresine ailesine topluma yaklaşımıyla davranışlarıyla tahammülsüzlüğüyle kendini gösteriyor.  Toplum bilinci değiliz tabi ki ancak her gün ekranlarda gördüğümüz cinayetlere şiddete, bir çok olumsuz davranışın altında sevgiyle büyütülmemiş bir kalp olduğunu görmek hiçte zor olmuyor.  Bunun için önce kendi içimizde sevgi tohumlarını büyütüp önce ailemize sevdiklerimize sonrasında da etrafa saçmamız gerekiyor.   Bu aslında  bize iyi gelecektir.

Hayat güzeldir ve bize verilen her gün bir armağandır inancını diri tutmalı yaptığımız her işi aşkla yapmalıyız “ne yaparsan yap aşk ile yap” bizim hayatımızın cümlesi olmalı bana göre sevdikçe güzelleşmeli ve şükretmeli var olduğu için bir şeyler yapmaya fırsatı olduğu için herkesten farklı olduğu,  sahip oldukları ve olamadıkları için…

İnsan önce ne için dünyaya geldiğini düşünmeli onu ayakta tutanın  maddi kazanımların değil sahip olduğu değerleri nin olduğunun farkına varabilmelidir.  Bu değerler nelerdir acaba nedir bizi biz yapan şeyler ?  İnsan aslında kocaman bir alemdir biraz da karışıktır ama insanı diğer canlılardan ayıran en önemli şey ise inançlarıdır kalbidir ve kalbinin güzelliğidir.  O kalbin içinde biriktirdikleri gerçek servetidir  derim.

Bence şairin dediği gibi ““Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayınız.”demek geliyor içimden.  Çünkü söylediğimiz sözlerin  yaptığımız her davranışın kalple bir bağlantısı var.

Şu hikaye gelir hep aklıma sizlerle paylaşmak istiyorum;

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp  “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?”  demiş.  Öğrencilerden biri “çünkü sükunetimizi kaybederiz”  deyince Ermiş : “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız?  O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken  niye bağırırız? ” diye tekrar sormuş.

Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış:  “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır.  Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar.  Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur ?.   Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır.  Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır.  Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur.  İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “ Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. demiş.

Demem o ki herkes kalbinin ekmeğini yer ve kalbi gibi yaşar hayatı.  Tercih sizin…

Sevgilerimle:)