İnsan halleri o kadar muzdarip ve kaygı vericidir ki çoğumuzda eylem şuuru yoktur. Sadece bir nefes alma çabasından ibaret olan bütün dertlerimiz aslında hayattaki yol göstericilerimizdir. Yol gösterici demek ise öyle eften püften şeyler değil, tecrübelerimiz insanlara ve de hali hazırında bulunduğumuz gezegenimizin keşfine münhasır olmadır… Öyle ki bazen neyi niçin savunduğumuz veya kime ne yüzden sinirlendiğimizin sebebini unutarak bile “o” şeye yakın kalma yahut olabildiğine uzaklaşma gayretimiz bizim hem buradaki dünyanın işlerine odaklanma hem de öte tarafta harcayacağımız liraları biriktirmedir, lira deyince aklına hemen madde ya da maddiyat gelmesin sayın okuyucum öylesine harcayabileceği de bir şeyler olabilmeli insanın yıllarınızı, umutlarınızı, kaygılarınızı taşıdığınız taşıyabileceğiniz bohçalarınız olmalı. Sadakatiniz, ihtirasınız zamana yayılmış, yaydığınız dostluklarınız düşmanlıklarınız kısaca hayatta var olan şeyleri tekrar hayata kendi üzerinizden bildirmeniz lazım olabildiğince basitliklere kaçmanız en zor şeyleri üstlenmeniz sorumluluk almanız, aldığınız sorumluluklarda gevşeklik göstermeniz. Aslında yazdığım şeyler okuyucu olarak sana bir şeyler katmalı değil mi? Sen okurken diyebilirsin ki yahu bizler zaten bunun farkındayız nedir anlatılan şey, anlatmak istediğim şey neden hayatta bu kadar farklılık var, niçin insan her şey ile baş etmeli bu sırrın sırrı nedir? Niyetim anlayabildiğim ölçü ile sana bunları sunmaktır sayın okuyucum.

Hayat aslında hepimize gündelik sıradan gelen işler ile dolu; sabah erken kalkanlar, kahvaltıya yetişemeden iş yerlerini açmak zorunda kalan insanlar, trafikle cebelleşen insanlar, işçi sınıfının belli mesailerini doldurma çabaları, memurların laklakları, esnafın müşterisi ne kadar doğal ve yavan değil mi? Zihninde şöyle bir canlandırdığında yorucu geldi değil mi? Kalabalıklar, gürültüler, egolar ama hayat herkese öyle değil mesela bir şirket CEO’su ya da bir patron en kötü ihtimalle bir öğrenci bunlar genelde hakim oldukları alanlarda yaşarlar kolay kolay kimsenin boyunduruğuna girmezler kimse onlara sabah şu saatte şurada olmazsan kovarım diyemez ama böyle insanlar sorumluluk sahibidir sahip olduklarını müdana etme zaruriyetleri mevcuttur. İşte o yüzden onlar CEO’dur onlar o yüzden kendi işinin patronu ya da sahibidir. Sahi ya sahiplik nedir sayın okuyucum? İnsan her zaman güzel huzur dolu bir hayata sahip midir? Güzel bir eşe güzel bir işe lüks arabalara ya da bir ev, akşam güzel bir yemeğe, sadık salim ve salih evlatlara hayat bunların hepsini bizlere gösterir hepsini öğretir ama nasibimiz kadarını bizlere verir. Aslında en doğru olan da bu değil mi?

Sayın okuyucum düşünsene herkes her şeyden istediği kadar alıyor herkes özgür diyerek bir kısıtlama gelmiyor böyle bir adalet hükmü ne kadar uzun sürerdi? İnsan asıl meselenin hayat boyu kendisi olduğunu sanır kendisi güzel olmalı, kendisi en iyisine sahip olmalı, her şey en mükemmelliği ile kendisine hizmet etmeli lakin insan farkında değildir ki bunları söyleyen arzulayan kendisi değildir. Kendisi üzerinden prim yapan nefsidir insan kolaylığı kolay elde etmeyi sever yorulmadan poposunu kullanarak yaşamak aslında tam insana göre bir şeydir; hal bu ki insan hiç düşünmez haz alarak yaşamayı pozitif düşünmeyi yahut düşünmemeyi insanlara müdahale etmeyi bir şeyleri kontrol etmekten usandığını kendisine itiraf edebilse kendi hayatının nizamı ile uğraşarak başkasına kötü niyetler beslemekten yorulsa da bıraksa, asıl o zaman anlayacak ki istediği her şeyden dilediği kadar alabileceğini dünyanın yaşanılır kılına bilmesinin yegane temeli insanı düzeltmek insanı kazanmaktır yoksa doğada avlanan yırtıcıdan ne farkı kalırdı insanın sayın okuyucum.

Muhtemel ki ben bu yazımı bitirdiğimde hayatta hala birileri birilerinin boğazına sarılmaya, bir başkası diğerinin kötü işler ile meşgul olması ile uğraşırken başka başka güzel insanların ise diğerlerine hayırları öğüt ederek sabrı tavsiye edeceklerdir. İşte bu yüzden ki sayın okuyucu insan var olduğu her daim bildiğimiz kadarıyla farklılıklar sürmeye devam edecek ve bu farklılıkların idrakına varabilen kimseler sürekli var olacaklardır. Farklılıkların farkına vararak hayattan haz alanlardan olman dileğimle sayın okuyucum bildiklerimi bildirmekle öğrendiklerimi öğretebilmek üzere hoşçakal.

Hoşca kal…