Meditasyon; çoğu kişinin yanlış algıladığı gibi belirli bir düşünceye odaklanmak değildir. Tamamen düşüncesizliğe odaklanma ve bu süreçte beden ve zihinden soyutlanarak kendi içsel öz varlığının farkına varmaya çalışmaktır.

İçsel Öz Varlık Nedir?

“Bir ben var benden içeru!” diyen Yunus’un işaret ettiği o varlık, uzak doğu dinlerinde AUM olarak kullanılan mantralarla ulaşılmaya çalışılan varlıktan başka bir varlık değildir.

AUM: A yaratan U yürüten M yok eden üçlemenin kısa adı olan AUM okunurken “OM” olarak okunur ve belli bir ritimle sessiz loş bir odada lotus çiçeği pozisyonunda oturularak tekrar edilir. Vücudumuzun 7 gizli çakrasının açılmasının tek yolu her gün 40 dakika boyunca bir yıl  süre ile düzenli meditasyon yapma uygulamaları  yapmaktır. Çakralar açılınca 3.göz denen ve Astral alemlerle direkt olarak bağlantı kurmamıza yarayan ve bize duru görüyü yeteneğini kazandıran meditasyon uygulaması bitmiş olmaz. Bu kez daha uzun sürelerde yapılır. Zira meditasyon yapılırken alınan lezzet görülen astral alemler işaretler tıpkı bizim tasavvufta sufilerin gördüğü seyri sülük manzaralarına benzer manzaralardır.

“Kendini bilen Rabbini bilir!” hadisi şerifi dikkatle incelendiğinde hem sufizmin hem de meditasyon uygulayıcıların ilk başta kendinin bilme mertebesine ulaşmaları ve daha sonra açılan lütuf kapıları ile bambaşka astral alemlere yolculuk yapmaları ve en son imam Rabbani’nin Mektûbat’larda bahsettiği  Allah’ın isimlerinin gölgelerinin seyrine başlamaları mümkün olur.

Tasavvuf yolu da aynen meditasyon yolu gibi dünyayı ve dünyanın getirilerini terk etmek, iyi bir insan olmak, insanları sevmek ve yardımcı olmaya çalışmak, ve yaratılış amacını sorgulayacak kadar belli bir bilinç seviyesine yükselmek gibi şartlar aramaktadır.

Görüldüğü gibi iş çok ciddidir. Meditasyon kendi içsel varlığının ve yaratılış amacının ve kendisini kimin yarattığını bulma aşkının bir neticesidir.