En özet tanımıyla kariyer: Belirli bir iş alanında, zaman ve tecrübeyle elde edilen konuma denir.

İş hayatına atıldığınız andan itibaren sık sık duyacağımız bu kelimenin, yaşamımıza katacağı hedefleri birer ödev olarak değerlendirmekte fayda var. Sınıfın en çalışkanı da olsak, ödevleri sevmediğimizi biliyorum. Bu yüzden elime cetveli alıyor ve okumaya alışık olmadığınız türden bir “kişisel gelişim” makalesi yazıyorum.

Neden cetvel derseniz eğer, makalenin üslubunda gizli olduğunu söyleyerek devam etmek istiyorum.

Bugüne kadar katıldığınız birçok seminer ve çalışma hayatınızda edindiğiniz tecrübeler sizlere çok sayıda fayda sağlamış olmalı. Şuan bu makaleyi okuyor olmak da muhtemelen bir fayda sağlayacak. Sağlamalı, çünkü elimde cetvel olduğunu hatırlatırım. Sağlıyor değil mi? Evet iyi anlaşıyoruz.

Kahkaha Atarak Kariyer Nasıl Yapılır?

Başlıkla biraz dikkat çekmek istediğimi itiraf ediyorum. Asıl anlatmak istediğim: pozitif insanların daha hızlı bir şekilde amaçlarına ulaşıyor ve daha sağlam adımlarla kariyer ediniyor olmasıdır. “Pozitif insan olmak” söylemini her yerde duyduğunuzu ve belki de artık sıkılmaya başladığınızı biliyorum. Fakat, pozitif olmak denildiğinde akla gelen ilk klişeleri hafızamızdan silersek, farklı bir sunum ile karşı karşıya olduğumuzu hemen fark edebiliriz.

Polyannacılık oynamaktan, iş yerimizde sevgi kelebeği gibi dolaşmaktan ve her insana karşı nezaketin sınırlarını zorlamaktan bahsetmiyorum. Bugün konumuz mizah.

Mizah: Hayatın güldürücü yönlerini, güldürebilen yöntemlerle sunma sanatıdır. Etkisi çok güçlüdür ve insanlara “evet” dedirtecek gizli bir silahtır. Kariyerimiz boyunca birilerine “evet” dedirtmemiz gerektiğini düşünürsek; bu güçlü silahı hemen belimize koymakta fayda görüyorum.

Herkesin mizah yeteneği olmayabilir; kabul. Fakat her insan, gülebilir özelliğe sahip mükemmel bir yüz hattına sahiptir. Toplu ortamlarda (okul, dernek, işyeri vs.) hayatın güldürücü yönlerine karşı tepkisiz kalmamak, bizleri aranılan bireyler yapar.

Komedi filmine bilet alırken yanınızda kimlerin olmasını istersiniz? Eğlence programları yaparken kimleri davet edersiniz? “Mutlu olmak” denildiği zaman aklınıza hangi tablolar geliyor? Gülücükleri görür gibiyim.

Güldürebilmek ayrı bir yetenekken, hayatın tüm zorluklarına karşı gülebiliyor olmak da fena bir yetenek sayılmaz. Mizahi bakış açısı ve tebessümler, bizleri birçok insandan ayrıcalıklı kılar. Yaptığınız işlere biraz mizah katabiliyorsanız, pişme ve pişirme ustası olduğunuzu iddia ediyorum. Enerjisi yüksek insanların kendini dinletebilme ve taleplerine olumlu tepkiler alabilme ihtimali her zaman yüksektir.

İşyerleri ve hatta bir işin yerine getirilmesini öngören bütün ortamlar birer stres mekanizması olarak çalışır. Okulda sınav stresi, tarlada güneş faktörü, hizmet sektöründe insan dertleri, çeşitli iş kollarında zaman problemi ve buna benzer etkenler sürekli stres yaratır. Stres, insanların fiziksel yapısını değiştirebilecek (kilo alma-verme) güçte bir engeldir. Stresle başa çıkabiliyor olmak ise hayatı yaşanır kılan bir yetenektir. Eğer stresi minimize edemezsek, bünyemiz kaldıramaz ve çeşitli sağlık problemleri baş gösterir. Belki de çalışmamızı engelleyerek ekonomik problemlere ve ciddi travmalara sebep verir.  Dolayısıyla, kişisel gelişimin en önemli anahtarının stres yönetimi olduğunu hatırlatmak istiyorum. Stresi yenmenin birçok farklı yolu olsa da bu yazıda ısrarla gülmek ve güldürebilmek üzerinde duracağım.

gulen_cocuk

Gülmenin Faydaları:

Ortamı yumuşatır, stresi azaltır, umut verir, zihni dinlendirir, sakinleştirir ve zevk verir. “Çalışırken bu güzel duygulara ihtiyacımız olacak değil mi?”

Bunların yanı sıra: Gergin ortamı önler, iletişimi güçlendirir. Stresi yenmenin bilinen en etkili yöntemlerinden biridir.

Dahası var: Mutluluk hormonu salgılanmasını sağlar, pozitif duyguları öne çıkartır ve başarı oranını olumlu yönde etkiler.

İnternet arama motorlarına “iş dünyası” yazıp görsel araması yaptığınızda onlarca kravat ve topuklu ayakkabı karşınıza çıkacaktır. Kravat ve topuklu ayakkabı iş dünyasında ciddiyetin birer sembolüdür. Fakat bu durum sizi korkutmasın. İş dünyası, dışardan görüldüğü kadar ciddiyet abidesi bir dünya değildir. Ünlü yazar, Manzie R. Lawfer’ın kitabında dediği gibi; “insanlar insanlarla iş yapar”

Eklemek istiyorum: “insanlar, kendilerini mutlu eden insanlarla iş yapmak ister.” Yukarıda, gülmenin etkilerini bilimsel olarak belirtmişken, iş yerlerinin gülücüklere yasaklı ortamlar olduğunu düşünmek çılgınlık olur.

Özetlemek gerekirse: Makalemin başlığına aldanıp, bugünlerde sosyal medyanın trend kelimesi olan, “hunharca” kahkaha atma gafletinde bulunmayın. Lakin her toplu ortamda gülümsemeyi ve gülümsetmeyi eksik etmeyin. Hayatınıza mizahi bir çerçeve açın. Özellikle iş dünyasında, çalışma arkadaşlarınızla geçireceğiniz vaktin, ailenize ayırdığınız vakitten daha fazla olacağını düşünürseniz yeni ailenize (iş arkadaşlarınıza) kucak dolusu sevgiyle sarılın ve poz verin. Gülümseyin, çekiyorum… Harikasınız.

Eğer makaleyi buraya kadar sabırla okuduysanız, kurumsal üsluptan bir nebze taviz vererek (işinizi farklılaştırarak) cümleleriniz bitene kadar kendinizi dinletebilmenin formülünü keşfetmiş olmalısınız: Biraz mizah. Hepsi bu kadar.

Bol gülücüklü çalışma hayatınız olsun…