Liseden mezun olurken bir yandan ÖSS’ye hazırlanırken bir yandan yurtdışı eğitim olanaklarını araştırıyordum. Üniversiteyi Amerika’da okuma, ailemden dört yıl uzakta kalma fikri çok cazip gelmiyordu. Daha yalnızca 17 yaşındaydım. Ancak bir seneyi kapsayan öğrenci değişim programları ilgimi çekiyordu.

Okulumuzun panosunda AIFS’nin (Nil Uluslararası Eğitim Organizasyonu) ilanını gördüm. Böyle bir tecrübe yaşamayı, İngilizcemi pekiştirmeyi çok istedim. Önce yazılı sınava girdim, İngilizce seviyemi ölçtüler. Ardından jürinin karşısında sözlü sınav yaptılar ve bu değişim için uygun olup olmadığıma baktılar. Sonunda beni burslu olarak Amerika’ya göndermeye karar verdiler. (Bknz: Abbas Güçlü).

Teksas maceram bu şekilde başladı. Program beni Teksaslı bir ailenin yanına yerleştirdi. Yanında kaldığım aile çok iyiydi, şanslıydım. Kendimi çok geliştiriyordum ama yine de özlem bazen katlanılması zor oluyordu. Bazı arkadaşlarımız ailelerine, memleketlerine olan özlemleri sebebebiyle Türkiye’ye dönmeye karar verdiler.

Ben dönmedim ve bir senenin sonunda:

1) Rüyalarım İngilizce olmuştu.

2) İspanyolca konuşmaya başlamıştım.

3)  Meksika kültürüne çok alışmıştım, yemeklerini arayacaktım.

4) Yanında kaldığım aile ile ayrılmak istemiyorduk. Döndükten sonra hem ben onları ziyarete gittim hem de onlar beni ziyarete Türkiye’ye geldiler.

5) Üniversitelerin tanıtım mektupları evime geliyordu.

6) Ehliyetimi aldım.

7) Amerikan ordusuna askere çağırıldım!

Karşıma çıkan tüm değişim programlarının peşinden koşan, Erasmus değişim, AIESEC değişim programlarına kabul edilen birisi olarak ailesinden ve yaşam alanından uzaklaşmayı göze almış, hayatının en büyük macerasını yaşamaya hazır herkese değişim programlarına katılmayı öneriyorum.

Aşağıdaki linkte benim yaşadığım tecrübeyi anlattığım bir video var:

Herkese iyi haftalar diliyorum.