Lübnan asıllı bir yazar şair ve ressam olan Halil Cibran’ın Ermiş adlı yapıtı tüm dünyada okurları farklı bir aleme çekiyor. Sözcükleri yürekleri adeta bir uzay mekiğinin yakıtı gibi ateşleyip başka gezegenlere götürme gücüne sahip. Hayatım boyunca okuduğum yüzlerce kitap içinde başköşeye oturtabileceğim birkaç sayılı kitaptan biridir Ermiş.

Amerika’da ve Lübnan’da aranan yazarlar arasına giren Halil Cibran Ermiş adlı eseriyle tanındı. Tüm dünyada okuyanların tek tek kalbine dokunabilen bu eser aslında Halil Cibran’ın güzel yüreğinden fışkıran güzelliklerin başka güzel yüreklere akması için bir araçtan başka bir şey değil.

Kitapta halkın yüreğini kazanan bir garip ermişin insanın zihnini işgal eden en büyük sorulara verdiği cevaplar insanı alıp götürüyor.

Bize sevgiden bahset diyen topluluğa şöyle cevap veriyor ermiş: “…Sevgi sizi yücelttiği gibi çarmıha da gerebilir, sizi büyüttüğü biri budayabilir de…Sevgi sizi çağırınca onu takip edin, yolları sarp ve dik olsa da…Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker sevgi… Çıplak bırakana kadar döver… Kabuklarınızı ve çöplerinizi ayıklar…Bembeyaz olana kadar öğütür sizi…Sevgi bütün bunları kalbinizin sırlarını bulasınız diye yapar ve bu biliş hayatın kalbinin bir cüzünü (bölüm) yaratır…”

Bize arkadaşlıktan bahset diyenlere;

“arkadaşlarınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir!” diye başlar söze…

Tüm kitap böylesine büyülü sözlerle süslüdür. Tek bir cümlesinden sıkılmak için kendimi zorlasam da bir türlü başaramadım.

Bu Lübnan asıllı yazar, şair ve ressam bir kadın sevmişti. Kadını uzak diyarlarda bırakarak Lübnan’a inzivaya çekilmişti Cibran. Bir şair bir kadın sevmeyegörsün. Kelimeleri titretir. Cibran da aşık olduğu kadına sürekli aşk şiirleri yazıp yazıp yollarmış. Sevgiliden uzak kalmak ayrı bir haz verir sanatçı ruhlara. Onlar aşkın acısını çekmekten zevk alırlar adeta… Mazoşistlik değil bu. Sadece yazmak ve daha çok yazmak için beklenen ilhamın gelmesi için bir yoldur sadece…