Bilal AKSOY Yakın Doğu Üniversitesinden 2009 yılında mezun olmuş ve 2011 yılında fiili olarak Konya ‘da  avukatlığa başlamıştır.

Üniversitenin  bitiminden  sonra çeşitli eğitim kurumların da  ceza hukuk başta olmak üzere;  aile hukuku, miras hukuku, icra hukuku , banka ve tüketici hukuku, tazminat hukuku alanın da çalışma ve eğitimlerine devam etmiş bu konularda birçok makale ve görüşleri yayınlanmış hukuk alanın da standart bakış açısını değiştirmiştir.  Bu çalışmalarını uluslar arası boyutlara taşımak adına yayınlanma hazırlığın da olan eserleri  de mevcuttur.

Kendisi 1981 doğumlu olsa da halen 1991 görünümüne sahiptir.  🙂

Bu genç avukatımızla bir beş çayı yaptık.  Son dönemde gündemden düşmeyen şu boşanma davaları  hakkın sorduk soruşturduk kendisine buyurun efendim.

 

BOŞANMANANIN TANIMI NEDİR?

Boşanma:  geçerli olarak kurulmuş olan bir evlenmenin eşlerin sağlığında kanun da öngörülen sebeb  ve koşullara dayanılarak mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir.

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR ?

Boşanma davası açmak isteyen eşlerin öncelikle dikkat etmeleri gereken hususlar şunlardır:

Hangi boşanma davasının hangi mahkemede açılacağı .

Yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi.

Boşanma davasının çekişmeli mi yoksa anlaşmalı olarak mı yürütüleceği.

Boşanma davası belgelerinin hukuka uygun bir şekilde hazırlanması

Boşanma davası harçları, bilirkişi raporları, tanık beyan etmeleri, etkili bir savunma, öne sürülen boşanma nedeninin ispatı gibi karmaşık, yoğun ve bir o kadar da titiz bir hazırlık gerektiren çalışmaları yaptıktan sonra dilekçe ve ekleri ile birlikte ilgili mahkemesine ( harçları yatırılarak ) verilmek sureti ile yapılabilir.

Peki bu durumun maliyeti nedir?

Bu tamamen açılacak davanın bireysel özelliğine bağlıdır.  Öncelikle en  az maliyetli olarak açılacak boşanma davasının genel anlamda ki maliyeti  500-750 TL  arasında olup bu durumun artması mümkündür.  Artmasına sebep olan unsurlar ise tanık sayısı bilirkişi ve  pedegog  raporları,  gibi olayların ispatında başvurulacak deliller ve bunların tespiti maliyeti arttıracaktır.  Bu rakamlar kesin olmamakla beraber her dosya için kendine has giderler olacaktır.

BOŞANMA DAVASININ TÜRLERİ VAR SANIRIM BUNLAR NEDİR PEKİ ?

Boşanma davası genel anlamda ikiye ayrılır :

  •   Anlaşmalı boşanma
  •   Çekişmeli boşanma

Peki içerikleri hakkında bilgi verebilir misiniz ?

Anlaşmalı boşanma nedir dersek ;

Tarafların evlilik birliğinin sarsılması neticesinde boşanmak istemeleri durumunda ve kanunun aradığı  belirli koşulların gerçekleşmesi halinde hakim boşanmaya karar vermektedir.

Anlaşmalı boşanmanın şartları nedir ?

  • Evlilik  birlikte yaşanmış olması aranmaksızın resmiyette en az 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir

Her iki eş de anlaşmalı boşanmak istemeleri gerekmektedir.

 

  • Eşler bu iradelerini hakim önünde bizzat ve aynı anda  açıklamak zorundadırlar.   Duruşma esnasında birinin yokluğun da anlaşmalı boşanmaya karar verilemez.   Taraflar anlaşmalı boşanma için belirledikleri şartları serbest iradeleri ile belirlemeleri  lazımdır.
  • Eşlerden birisinin yada  üçüncü kişilerce yapılan  baskı hile gibi davranışlarla yapılan anlaşmalar geçersiz olup hakim taraflardan  serbestçe iradelerini açıkladıklarına kanaat getirmediği sürece anlaşmalı boşanmaya karar vermez .
  • Eşler arasında yapılacak anlaşma hukuk ve kamu düzenine uygun olmak zorundadır.  Yani hukukun kabul etmediği manada yapılacak anlaşmalar geçersiz olacaktır.   Anlaşma sağlanabilecek konulara örnek vermek gerekirse maddi tazminat, manevi tazminat , yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, çocukların velayeti, tarafların çocuklar ile nasıl görüşeceği,  kadının , kocasının soyadını kullanmak isteyip istemediği, evlilik birliği içinde alınan malların paylaşımı gibi konularda anlaşma sağlanabilmekte.

 

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA NEDİR ?

  • Eşlerin boşanma ve boşanma sonucun da ortaya çıkabilecek neticeler hakkında anlaşma sağlayamaması durumunda tarafların başvuracakları bir yasal haktır.Çekişmeli boşanma da kendi içinde  iki şekilde incelenir .
  •  özel boşanma nedenleri ( mutlak boşanma sebebidir. )
  •  genel boşanma nedenleri ( nispi –göreceli boşanma sebebidir. )

Kısaca bu konulara değinmek gerekirse

Özel boşanma nedenleri ;

  •   Zina sebebiyle boşanma
  •   Hayata kast nedeni ile boşanma
  •   Pek kötü davranış sebebiyle boşanma
  •   Onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma
  •   Suç işleme nedeni ile boşanma
  •   Haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma
  •   Terk sebebiyle boşanma
  •   Akıl hastalığı nedeni ile boşanma

Taraflar dan birisi evlilik birliği içinde boşanmak istediği eşi için yukarıda sayılan nedenlere dayanıp ispatladığı ölçüde mutlaka boşanma gerçekleşecektir.

Peki genel boşanma nedenleri nedir ?

Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanma :

Bu durum genellikle belli bir duruma veya olaya dayanmayan eşlerin evli kaldığı süre içinde ortaya çıkan davranışlar neticesinde artık evliliği sürdüremeyeceklerine inanmaları durumudur.  Diğer bir deyişle de buna şiddetli geçimsizlik  diyebiliriz.  Dava yolun da  yaşanan olayların ispatlanması anlamında daha fazla kolaylık sağlaması nedeni ile de en fazla kullanılan boşanma nedenidir.

Ancak unutulmamalıdır yukarıda sayılan genel ve özel boşanma nedenlerine dayanılarak açılacak boşanma davalarının da kendi içinde süre ve şartları mevcuttur.

Örnek  vermek gerekirse eşlerden birisinin diğer eşin zina yapması nedeni ile açacağı boşanma davasının süre ve  şartları vardır .

Nedir bu şartlar ?

  •  Evlilik koşulu ( zinaya dayalı boşanma davası açılabilmesi için hukuken meşru görülen bir evlilik olmalıdır. )
  •  Cinsel ilişki koşulu ( evli kadının kocasından başka yada evli erkeğin karısından başka kadınla bilerek ve isteyerek herhangi bir baskı, tecavüz, gibi unsurlardan arınıp cinsel ilişki yaşaması gerekmektedir. Ancak hayvanla cinsel ilişki, yapay döllenme, aynı cinsle cinsel ilişki zina sayılmamaktadır. )
  •  Kusur koşulu ( cinsel ilişki isteyerek yapılacak bir eylem olduğundan bu eylem nedeni ile evlilik dışı cinsel ilişkiye giren eş kusurlu sayılmaktadır).  Bunun dışında kusurlu sayılmayacak durumlar ise şu şekildedir. Tecavüz, ağır uyku durumu, ipnotizma, kendini bilmeyecek derecede sarhoşluk, ciddi tehdit, gibi durumlar da yaşanan cinsel ilişki tarafların istemleri dışında gerçekleştiği için zina sayılmamaktadır.

Ayrıca bu nedene dayanılabilmesi kanunen 6 aylık süreye süreye de tabi tutulmuştur.   Yani öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde her durumda  5 yıl içinde bu davanın açılması gerekmektedir.  Bunu açıklamak gerekirse erkek  01/01/2012 tarihinde evlilik dışı cinsel ilişkiye girdiğini varsayalım.  Kadın  bu durumu öğrendiği andan itibaren 6 ay içinde dava  açması gerekmektedir.   Ancak erkek bu durumu 5 yıl geçtikten sonra öğrenirse artık bu nedene dayalı dava açamayacaktır.

 

BOŞANMA DAVALARIN DA VELAYETE NASIL KARAR VERİLİR ?

Öncelikle buradaki amaç eşler boşansa bile müşterek çocuklarının topluma faydalı bir birey olarak en iyi şekilde nasıl yetişeceği konusu değerlendirilerek karar verilmektedir.

EŞLERDEN BİRİ BOŞANMAK İSTEMEZSE DAVA SÜRECİ NASIL İŞLER ?

Boşanma davalarında, hakimin boşanma yönünde karar vermesi, taraflardan birisinin boşanmayı istememesi ile ilgili bir durum olmamaktadır.  Boşanma davası açacak olan kişinin boşanmayı getiren olayları ve boşanma nedenlerini delilleri ile birlikte ispat etmesi durumunda boşanma gerçekleşir.  Bu noktada taraflardan birisi boşanmak istemese dahi boşanma nedenlerinin varlığı söz konusu ve bu nedenler ispat edilmiş ise hakim tarafları boşar.  Boşanma davasının reddedilmesi için ancak davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirememesi gerekir.

Örneğin;  aldatma nedeniyle boşanma davalarında davayı açan kişi, eşinin aldattığını ispatlayamaz ise dava reddedilir.  Kısaca halk dilinde  çokça söylenen ben boşanmak istemezsem boşanamazsın gibi basit tehditlerin hiçbir geçerliliği yoktur.

 

HANGİ DURUMLARDA BOŞANMA GERÇEKLEŞMEZ 

Yukarıda anlattığımız boşanma nedenlerine dayanıp bu nedenleri ispatlayan  ve  bu nedenle evliliğin devamın da taraflara ve toplum düzenine faydası  kalmayan birlikteliklerin hepsi boşanma ile sonuçlanır. Ancak dayandığı nedenlerin ispatlanamaması ve ya boşanmaya konu edilen olgu ve davranışların evlilik birliğinin bitirilmesini gerektirecek büyüklükte olmaması yada ilerleyen aşamalarda tekrar dan taraflar arasında birliğin devamı sağlanacağına inanılan anlarda boşanmaya karar verilmez.

Maalesef artık boşanmak deyim yerinde ise bir moda haline gelmiş taraflarca evlilik birliğini sürdürmeye yetecek olgunluk ve fedakarlık gösterilmemektedir.

BOŞANDIKTAN SONRA EŞLERİN YENİDEN EVLENME SÜRESİ NEDİR ?

Evlilik,  boşanma, ölüm ya da başka bir sebeple sona erdiğinde erkek istediği zaman evlenebilecekken kadın için 300 günlük bir bekleme süresi vardır .  Bu süre, kadının hamile olması halinde doğacak çocuğun babasının kim olduğunun yani nesebin belirlenmesinde karışıklık yaşanmaması içindir.   Çünkü Türk Medeni Kanunun 282.maddesine göre   “Çocuk ile baba arasında soy bağı, ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmüyle kurulur.  285. maddeye göre ise  ‘Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içerisinde doğan çocuğun babası kocadır’.   Bekleme süresi nesep gibi önemli bir konuda karışıklar yaşanmasını önlemek için konulmuştur.   Evlenmeden önce çocuk doğarsa süre kalkar.

Aksi halde bu sürenin  kaldırılması ancak mahkeme kararı ile mümkündür.  Mahkemeye yapılacak müracaat ile hamile olunmadığına dair muayene raporu sonucunda veya boşanan eşlerin tekrar evlenmek istemeleri halinde mahkeme iddet   müddetini kaldıracaktır.

Netice olarak boşanan ya da kocası ölen kadın yeniden evlenmek isterse ve  evlenene kadar bir doğum yapmamışsa,  hamile de değilse ya da boşandığı eski kocası ile yeniden evlenmek istiyorsa mahkeme kararı ile bu iddet  süresini kaldırtabilir.  Kaldırtmazsa yeni evlilik için boşanmanın kesinleştiği tarihten ya da kocasının ölümünden itibaren 300 gün beklemesi gerekir.

Ayrıca yeni boşanmışken evlilik için bu kadar acele etmeye ne gerek var oda ayrıca tartışılır tabi 🙂

 

BOŞANMA DAVASI AÇMADAN EŞDEN NAFAKA İSTENEBİLİRMİ  ?

Türk toplumunun temeli ailedir.   Medeni Kanun aile hükümleri evlilik birliğinin ayakta tutulması üzerinedir.  Sağlıklı bir toplumun temel taşı olan huzurlu bir aile yaşamının devam edebilmesi için eşlere belirli yükümlülükler yüklenmiştir.  Ev işlerinin yapılması gibi  ‘emek’  kavramının ön plana çıktığı görevler ile ekonomik görevler eşdeğerdedir.

Eşler evlilik birliğinin yükümlülüklerine ve giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla birlikte katılır.  Ancak bu dengenin bozulduğu eşlerden birinin diğerine kıyasla hakkaniyetin kabul edemeyeceği ölçüde fazla sorumluluk altına girdiği hallerde,  eşler aynı evde yaşıyor olsalar bile,   hâkim sorumluluklarını yerine getirmeyen , örneğin ; maddi destek sağlamayan eş hakkında boşanma davası açılmadan nafaka tedbiri alabilir.

Boşanma davası açılmadan nafaka talep edilmesinin dışında boşanma davası açılmadan evlilik birliği devam ederken ‘birlikte yaşama’ ara verilmesi halinde de tedbir nafakasına hükmedilebilir. Ancak bu ayrı yaşama durumunun haklı bir sebebe dayanması gerekir.

Örneğin ortak yaşam nedeniyle eşlerden birinin kişiliği, ekonomik hayatı, ailenin huzuru ciddi tehlikeye düştüyse,  eş diğerine şiddet uyguluyor,  aldatıyor, eve bakmıyor gibi, haklı sebebin olduğu kabul edilir.  Bu hallerde boşanma davası açılmadan nafaka talebi mümkündür.  Haklı sebebin ciddiliğinin tespitinde hakkaniyet ilkesi yol gösterici olmalıdır.

Eş ayrı yaşamada haklı olduğunu ispatlayamazsa hâkim nafaka talebini reddeder.  Evlilik birliği devam ederken evlilik dışı ilişki kuran eş lehine de nafakaya hükmedilmez.   Boşanma davası açılmadan nafaka kararına hükmedilebilmesi için evlilik birliğinin dağılmasında eşlerin kusuru aranmaz.

Kural olarak her ay başında peşin olarak ödenir.  Dava tarihinden itibaren geçerli olur ve ayrı yaşamada haklılık devam ettiği sürece devam eder.   Nafakaya dava tarihinden faiz yürütülemez.  Nafaka davaları adli tatilde de görülür, süreler işlemeye devam eder.  Nafakaya ilişkin kararı yükümlü eş yerine getirmezse onun aleyhine icra takibi başlatılıp maaş haczi istenebilir,  maaşı yoksa malvarlığı, gayrimenkul kayıtları varsa üçüncü  kişilerdeki alacakları üzerine gidilebilir.    Sonradan hükmedildiğinde nafaka geriye yürür ve dava tarihinden itibaren icraya konu olur.   Ayrıca nafaka borcunu yerine getirmeyen borçlu eş hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç  aylık tazyik hapsine karar verilebilir.

 

Çiftler ayrıldıktan sonra taraflardan birinin özel hayatında birinin olması velayet durumunu asıl etkiler ?

Boşanma davası neticesinde velayet hakkı verilen anne veya baba yeniden evlenirse velayet hakkında bir değişiklik meydana gelebilir mi? Kural olarak velayet hakkı sahibi anne veya baba, yeniden evlenmesi durumunda velayet hakkını kullanmaya devam edecektir.  Şayet bu evlilik çocuğun yaşantısında olumsuz bir etki yaratacak ise ilgililer başvuruda bulunarak velayet hakkının kendilerine verilmesini veya çocuğa bir vasi tayin edilmesini talep edebilirler.

Peki velayet hangi durumda kaldırılır ?

Velayeti ana ve babada olan çocuğun çıkarlarının korunması bakımından hakim bazı hallerde velayetin kaldırılmasına karar verebilir. Bu sebepler Türk Medeni Kanunu’nun 348.  maddesinde şu şekilde sıralanmıştır :

  • Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
  •  Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

Bu iki halin varlığı halinde esasen hakim öncelikli olarak bazı önlemler almakla yükümlüdür.  Şayet hakim, alınabilecek önlemlerin yetersiz olacağına dair bir kanı içerisinde ise velayet ilişkisini önlem almadan da sonlandırabilecektir.

Son olarak birden fazla boşanma davalarına bakarken evlilik kurumu adına ne söylemek isterdiniz?

Yıllardan beri hayal edilen bir birlikteliğin birkaç gereksiz nedenden dolayı bitirilmesi  çokta  hoş olmamaktadır.  Bu nedenle herkesin  evliliğinin bir ömür boyu sürmesini temenni ediyorum.